Eğitim Odyoloğu ve Odyolojisi

 Eğitim Odyoloğu ve Odyolojisi
Okunuyor Eğitim Odyoloğu ve Odyolojisi

Eğitim Odyoloğu ve Odyolojisi

Eğitim Odyoloğu odyolojisi tarihçesi ülkemizde 1967 yılında Prof. Dr.İ.Nazmi HOŞAL tarafından Odyoloji Bilim dalının temelinin atılması ile başlamış ve süreç 1968 yılında Eğitim Fakültesi’ne bağlı olarak Odyoloji Yüksek Lisans programı başlatılması ile devam etmiştir. 1989 yıldan itibaren eğitim programları revize edilerek “Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları” Yüksek Lisans ve Doktora eğitimi olarak halen sürdürülmektedir. 1992 yılında Prof. Dr. Erol BELGİN tarafından “Eğitim Odyolojisi” Yüksek lisans, daha sonra doktora programları geliştirilmiş ve Sağlık bilimleri Enstitüsü bünyesinde eğitim programları açılmıştır. Eğitim odyologları, Odyoloji ve Kulak Burun Boğaz ekibinin vazgeçilmez bir üyesi olarak çalışmaktadırlar.

Eğitim odyolojisinin başlıca çalışma alanları:

1-İşitme kayıpları,
2-işitme kayıplı bebek, çocuk ve erişkinlerde konuşma ve dil problemleri,
3-İşitsel işlemleme bozukluğu,
4-Gecikmiş konuşma,
5-Çocuklarda gelişimsel/kazanılmış dil ve konuşma
bozuklukları.

Eğitim odyologların bu genel başlıklar altındaki sorumlulukları ana hatları ile şu şekilde sıralanabilmektedir.

Eğitim Odyoloğu: İşitmenin Korunumu

Ebeveynleri, öğretmenleri ve öğrencileri, işitme kaybı ve de işitme kaybını önlemenin yolları hakkında bilgilendirmek eğitim odyologlarının görevleri arasındadır. Bu eğitim, öğretmenlere yönelik hizmet içi programlarla, öğrencilere yönelik doğrudan öğretimlerle sağlanabilmektedir. Öğretmenlerin, eğitim odyolojisi hizmetleri hakkındaki farkındalıklarının artırılmasına ilişkin görevi de bulunmaktadır.

İŞİTME KAYBININ TANILANMASI

İşitme kaybının tanılanması, eğitim odyologlarının görevlerinin daima bir parçası olmuştur. İşitme kaybının tanılanması, eğitim odyologlarının görevlerinin daima bir parçası olmuştur. Eğitim odyologları, genellikle, doğrudan tarama hizmetleri sağlamamaktadırlar; bunun yerine, işitme tarama programının yürütülmesi (klinik ya da okul) ve sağlanması konusunda sorumluluk alabilmektedirler. Ayrıca işitme kayıplı bebeklerin, okul öncesi çocukların teşhis edilmelerini kolaylaştırmak amacıyla, odyoloji ve diğer birimler ile de işbirliğine gidebilmektedirler. Eğitim odyologları, tanılamaya yönelik ilk değerlendirme sevki için, aileye yardımcı olmak, onları tarama sürecinin ardından, uygun pediatrik odyolojik test prosedürüne yönlendirmek konusunda da destek sağlamaktadır., genellikle, doğrudan tarama hizmetleri sağlamamaktadırlar; bunun yerine, işitme tarama programının yürütülmesi (klinik ya da okul) ve sağlanması konusunda sorumluluk alabilmektedirler. Ayrıca işitme kayıplı bebeklerin, okul öncesi çocukların teşhis edilmelerini kolaylaştırmak amacıyla, odyoloji ve diğer birimler ile de işbirliğine gidebilmektedirler. Eğitim odyologları, tanılamaya yönelik ilk değerlendirme sevki için, aileye yardımcı olmak, onları tarama sürecinin ardından, uygun pediatrik odyolojik test prosedürüne yönlendirmek konusunda da destek sağlamaktadır.

İŞİTME KAYBININ VE DİĞER BECERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Eğitim odyologlarının en büyük sorumluluklardan bir
tanesi de, işitsel gelişimin ve diğer gelişim alanlarının
kapsamlı değerlendirilmesidir. Eğitim odyologları tarafından yapılan değerlendirme alanları şu şekilde sıralanabilir:

  • Genel Gelişim Değerlendirmesi,
  • İşitsel Algı Becerilerinin Değerlendirmesi,
  • Koklear İmplant Adaylarının Değerlendirilmesi,
  • Dil ve Konuşma Becerilerinin Değerlendirilmesi,
  • Santral İşitsel İşlemleme Fonksiyonun Değerlendirilmesi.

Eğitim odyologları yaptıkları değerlendirmelerin sonucuna göre, işitme kayıplı bireyin var olan işitsel kapasitesini en iyi şekilde kullanabilmesini sağlamak için ve uygun eğitim ortamlarının hazırlanması, bireysel eğitim planlarının hazırlanması ve uygun eğitim ortamlarına yönlendirilmesi, okullarla işbirliğinin sağlanması ve takip etme hizmetlerini sağlamaktadırlar.

Bir çocuğun işitme cihazı, koklear implant, dokunsal araçlar veya diğer amplifikasyon sistemlerinin kullanımları hakkında hem klinik odyologlarının hem de eğitim odyologlarının öneri verebiliyor olmasına karşın, bu cihazların doğru şekilde çalışıp çalışmadığının ve sınıf içerisinde de olması gerektiği gibi kullanılıp kullanılmadığının kontrol edilmesi eğitim odyoloğunun bireysel sorumluluğudur. Ayrıca, eğitim odyologları, grup ya da sınıf amplifikasyon sistemlerinin veya diğer yardımcı dinleme cihazlarının kullanımına ilişkin önerilerde de bulunmaktadırlar.

Eğitim odyologlarına özgü diğer bir sorumluluk da, işitme kayıplı her bir öğrenci için uygun eğitsel hizmetlerin sağlandığından emin olabilmek için, ebeveynlerle, öğretmenler ve okul yöneticileriyle işbirliğinde olmaktır. Eğitim odyologları, her bir öğrenciyi değerlendiren ve onlar için uygun eğitsel bir yerleşim önerisi hazırlayan eğitim takımının bir üyesidirler. Ülkemizde Rehberlik Araştırma Merkezleri (RAM) tarafından yapılan eğitsel tanılamaya ciddi destek sağlamaktadırlar. RAM’ lara ve Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı (BEP) hazırlanmasında okul BEP toplantılarına görüş bildirmektedirler. İşitme kayıplı öğrencinin işitsel durumunun betimlenmesinin, işitme kaybına ilişkin çıkarımların tanımlanmasının ve amplifikasyona yönelik tavsiyeler sağlanmasının yanı sıra, eğitim odyologları, genellikle, sınıf akustiklerinin analiz edilmesinden ve çocuğun dinleme ortamının iyileştirilmesinden de sorumludurlar. Bu nedenle giderek yaygınlaşan kaynaştırma uygulamalarında eğitim odyologlarının önemi daha da hissedilmektedir. Eğitim odyologları, sınıf öğretmenleri ve diğer profesyoneller için, işitme kaybı yaşayan çocukla çalışmaları yönünde destek de sağlayabilmektedir. Ülkemizde sayısal olarak az olan eğitim odyologlarının artması alandaki sorunların azalmasında önem taşımaktadır.

Eğitim odyologlarının, işitme yetersizliği bulunan çocuklara yönelik doğrudan rehabilitasyon hizmetleri sağlamaktadırlar. Ayrıca sıklıkla sağlanan hizmetlerin öğrenciye uygun hale getirilmesi konusunda diğer profosyonellerle ekip çalışması yürütmeleri gerekmektedir. Doğrudan hizmetler, aşağıdakilerden herhangi biri veya tamamına kapsayabilmektedir:

  • Amplifikasyon için cihaz ve yardımcı dinleme cihazlarının adaptasyon, oryantasyon, kullanım ve bakımı,
  • Dinleme eğitimi,
  • İletişim stratejileri,
  • İşitsel (re) habilitasyon,
  • İşitsel işlemleme bozukluklarının eğitsel tedavisi,
  • Gelişim alanlarının desteklenmesine yönelik aile eğitimi ve danışmanlık hizmetleri,
  • Akademik becerilerin desteklenmesi,
  • Öz-güven oluşturma.

Tüm bu çalışmaların özellikle erken çocukluk döneminde aile merkezli yürütülmesi önem taşımaktadır. Elbetteki bireysel farklılıklar gözetilerek gerektiğinde farklı düzenlemelere de gidilebilmektedir. Bir yandan işitme-konuşma ve dile yönelik destek eğitim odyologu tarafından sağlanırken var olan ek problemlere yönelik diğer alan uzmanları ile işbirliği halinde işitme yetersizliği olan bireyin gereksinimi olan tüm alanlarının desteklenmesi sağlanmaktadır.

Eğitim Odyoluğu
Eğitim Odyoluğu

Eğitim Odyoluğu ve Aile Desteği

Erken müdahale ve devam eden süreç de etkili olabilmek için, eğitim odyologlarının, işitme kayıplı çocukların aileleri ile yakın çalışmaları son derece önemlidir. Aile-merkezli müdahale, özellikle erken çocukluk dönemine odaklanmaktadır. Çünkü, ebeveynler, çocukları hakkında en iyi şeyleri bilmekte ve daha üretken ortam sağlayabilmektedirler. Ayrıca aileler, okul döneminde de çocuk-aile- okul üçgeninde temel saç ayağıdırlar. Eğitim odyologları, aileleri, çocuklarının eğitim sürecinde etkili hale getirmek ve mevcut kaynakları, çocuğun yardımına en etkili şekilde yönlendirmek amacıyla, ebeveynlerle sürekli iletişim halinde bulunurlar.

Eğitim odyologları, ailelerle çalışırken, yapısal çeşitliliklere, kültürel ve sosyo-ekonomik farklılıklara hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Ülkemiz koşullarında var olan çok farklı kültürel çeşitlilikleri göz önünde bulundurarak aile modellerine uygun yaklaşımların benimsenmesi gerekmektedir. Bunlara ilave olarak, eğitim odyologlarının, gerek işitmeyen (sağır) ebeveynlerle gerekse kendilerini sağır olarak gören öğrencilerle çalışırken, “Sağır Kültürü”nün farkında olmaları gerekmektedir. Ülkemizde halen işaret dili ile ilgili yaşanan sıkıntılar kendilerini sağır olarak nitelendiren ebeveyn ve onların çocukları ile ilgili çalışmalarda sorunlara yol açmaktadır. Eğitim odyologları, ailelerin, iletişim sistemleri, eğitsel yerleştirme, amplifikasyon ve diğer konularla ilgili tercihleri hakkında da titiz olmak durumundadırlar. Bu seçenekler hakkında, ebeveynlere önyargısız bilgiler sağlamalıdırlar ve ebeveynlerin kararlarını desteklemelidirler.

Kaynak: https://www.researchgate.net/publication/335859099

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın