İşitsel Rehabilitasyon: Koklear İmplant Nedir?

 İşitsel Rehabilitasyon: Koklear İmplant Nedir?
Okunuyor İşitsel Rehabilitasyon: Koklear İmplant Nedir?

İşitme kaybı akustik enerjinin kulak kepçesi, dış kulak yolu, orta kulak, iç kulak ve n. vestibülokoklearis ile işitme korteksine iletilip, analiz edilerek algılanmasıyla oluşan sistemde ortaya çıkan patolojilerle meydana gelen işitme yeteneğindeki azalma olarak tanımlanmaktadır (Aksoy, 2011).

Engel türleri arasında işitme kaybı ikinci sırada yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, 2010 yılında dünyada 360 milyon işitme engelli birey olduğunu belirtmektedir. Bunun 32 milyonunu işitme engelli çocuklar, 328 milyonunu da yetişkinler oluşturmaktadır (Garg ve Gupta, 2015). Türkiye’de işitme engeli insidansı %0,37 olarak saptanmıştır (TÜİK, 2002). Koklear implantlar bilateral ileri ve çok ileri derecede işitme kaybı olan ve işitme cihazından çok az ya da hiç fayda görmeyen bireylerde işitmenin geri kazandırılması için kullanılan cihazlardır.

İleri ve çok ileri derecede işitme kayıplarında tüylü hücrelerde harabiyet mevcuttur. Bu nedenle koklear implant sistemi hasarlı olan tüy hücrelerinin görevini üstlenmek için geliştirilmiştir. Koklear implantlar, gelen ses titreşimlerini elektriksel sinyallere dönüştürerek kokleadaki spiral gangliyonlar aracılığı ile işitme sinirini direkt olarak uyarırlar. Koklear implantlar sesi toplayan mikrofon, akustik enerjiyi elektrik sinyallerine dönüştüren sinyal işlemleyici, elektriksel sinyalleri elektrotlara aktaran iç bobin ve kokleaya yerleştirilen elektrot dizininden oluşur. Amaç elektrotlar aracılığı ile koklear siniri elektriksel olarak uyarmaktır. Koklear sinir uyarıldıktan sonra nöral uyarılar işitsel kortekse gönderilerek işitme sağlanır (Harmankaya, 2018).

Denge görsel, somatokinetik ve vestibüler sistemden gelen bilgilerin statik ve dinamik postürü sağlayacak şekilde motor yanıtlara dönüşmesi ile sağlanmaktadır. Koklea ve vestibüler end organ anatomik olarak süreklilik gösteren bir membranöz yapıyı paylaşmaktadır. Dolayısıyla hem hastalıklar hem de cerrahi işlemlerin bu iki bölümü de etkilemesi kaçınılmazdır. Koklear implantasyon öncesi mevcut koklear etkilenim kadar vestibüler end organda da etkilenimlerin olması, cerrahi sırasında hasar oluşması denge problemlerinin oluşmasında önemli nedenler olarak görünmektedir (Vibert ve ark., 2001). İşitme duyumuzun, çevreden gelen seslerin lokalizasyonu, tanımlanması, ve akustik sinyallerin frekans ayrımının yapılması gibi pek çok önemli fonksiyonları vardır. Bununla birlikte çeşitli ortamlarda vücudun dik pozisyonunu, yürürken graviteyle ilişkili olarak dengenin sağlanabilmesi için, iç kulakta bulunan vestibüler sistem önemli rol oynar.

Vestibüler sistem, işitme, görme ve kassal yapılar gibi pek çok sistemden gelen bilgilerle çalışır. Herhangi bir nedenden dolayı geçici süreyle veya kalıcı olarak vestibüler sistemin devre dışı kalması, hareketlerde oryantasyon bozukluğu, yürüyüş sırasında dengenin bozulması, tinnitus, kalp hızı ve basıncında değişiklikler, korku, anksiyete ve panik gibi fizyolojik ve psikolojik problemlere neden olmaktadır. Doğuştan veya sonradan işitme duyusunu kısmen veya tamamen kaybeden kişilerde bu sorunlar daha da sık görülmektedir (Gabell ve Simons, 1982; Wolff ve ark.,1998). İşitsel rehabilitasyonla artan işitsel girdi, sistem içerisinde kalan boşluğu doldurmakta ve mevcut problemleri azaltmaktadır.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın